İşletmelerde Nakit Yönetimi ve Nakit akımlarının Yönetimine Yönelik Yöntem önerileri
Dr. Ali Osman Taşlıca
1. Nakit
ve nakit akımı kavramları ve çalışma sermayesinin unsuru olarak nakit yönetimi
Nakit yönetiminin çalışma sermayesi içindeki yerini
ortaya koymadan önce, birbiri yerine sıkça kullanılan iki kavramın tanımlanması
gerekmektedir.Bunlar;
1.1. Nakit
ve nakit akımı kavramları
Nakit, faaliyet halindeki bir işletmede;
satışlardan, kısa vadeli borçlardan, alacakların tahsilinden
sağlanmaktadır.Bunlar işletmenin nakit girişlerini oluştururken, giderlerin
yapılması, stok alınması, ücretlerin ödenmesi gibi nedenlerle de nakit çıkışı
oluşturmaktadır.Nakit akımında süreç nakitle başlayıp nakitle tamamlandığı
için, nakit akımı ve nakit kavramları birbirleri yerine sıkça kullanılmaktadır.
1.1.1. Nakit
kavramı
Bu
çalışmada bilanço terimi olarak kasa ve bankalar hesabında yer alan nakit ve
nakit benzeri varlıklar, nakit kavramı olarak ele alınacağından, bu kavramı
tanımlamak kavram kargaşasını ortadan kaldıracaktır.
Bir bilançoda yer alacak nakit hesabı; kasadaki nakit ile, bankadaki
kullanılabilir fonları göstermek zorundadır.Nakit kavramı içine; madeni
paralar, türk lirasına çevrilebilir dövizler, bankadaki vadesiz mevduatlar ve
çekler girmektedir.[1]
1.1.2. Nakit
akımı kavramı
Nakit
akımı kavramı iki yollu nakit akışını, nakit girişlerini ve nakit çıkışlarını
birlikte kapsayan bir kavramdır.Kar ve amortisman kavramı nakit girişlerini
oluştururken, işletmeden çıkan her türlü nakit ise, nakit çıkışlarını
oluşturmaktadır.[2]
1.2. Çalışma
sermayesinin bir unsuru olarak nakit yönetimi
Çalışma
sermayesinin unsurları tanımlanırken de belirtildiği gibi, çalışma sermayesini
oluşturan varlıklar sürekli bir akım halindedir.Bir üretim işletmesinin
faaliyet süreci 3 temel faaliyeti içerir.Bunlar; üretim için girdilerin satın
alınması, bunların üretilmesi ve üretilen mamullerin satış
aşamalarıdır.İşletmelerin finans yöneticileri, öncelikle bu sürecin
başlamasında ve devamında temel faktör olan nakit yönetimini optimal düzeyde
gerçekleştirmek zorundadır.
Çalışma
sermayesini etkileyen her olayda, nakitten nakde doğru olan akışın bir başka
bölümü gerçekleşmektedir. Her zaman pozitif bakiyeli olması gereken kasa ve
bankalar hesabının seviyesi ve bu kalemin yönetim biçimi, çalışma sermayesine
yönelik politikalarda, bu politikaların gerçekleşme olanaklarını gösterici yönde
bir rehber olarak kullanabileceklerdir.Bu boyutu ile çalışma sermayesi içinde
nakit yönetimi bambaşka özelliklere ve öneme sahip bulunmaktadır.[3]
2. İşletmelerde
nakit yönetiminin genel görünümü
2.1. İşletmelerin nakit bulundurma nedenleri
İşletmelerin
nakit bulundurma ihtiyacı, paranın mübadele aracı olarak kullanılmaya başladığı
günden beri varolmuş ve bilimsel olarak ilk defa ekonomist J.M.Keynes
tarafından ele alınmıştır.Keynes, nakdin elde tutulma gerekçelerini 3 nedene
bağlamıştır.Keynese göre nakit ; faaliyet, ihtiyat ve potansiyel yatırım
fırsatları nedeniyle elde tutulur.
2.1.1. Faaliyet
nedeniyle nakit bulundurma(İşlem-muamele nedeniyle)
İşlem nedeniyle para tutma;
işletmelerin normal faaliyetlerini yürütürken doğan nakit ihtiyacını karşılamak
amacına dönüktür.İşletmeler hammadde alımını karşılamak, personel ücretlerini
ödemek, vadesi dolan borçlarını, kar payı ödemelerini, vergi vb. ödemelerini
yapabilmek için para tutarlar.[4]
2.1.2. İhtiyat
nedeniyle nakit bulundurma
İhtiyat nedeniyle bulundurulan nakit
ise, firmanın ileride umulmayan nakit çıkışlarını karşılayabilmek
içindir.Beklenmeyen veya umulmayan sözkonusu nakit ödemeleri doğal afetler,
grevler, dağıtım kanallarında tıkanıklık, zarar-ziyan, nakdi tazminat vb. gibi
nedenlerle ortaya çıkmaktadır.[5]
İşletmelerce gelecekteki nakit
girişleri ne kadar iyi tahmin edilmeye çalışılsa da geleceği tam olarak tahmin
etmek mümkün değildir.İşletmenin nakit akışları iyi tahmin edildikçe ihtiyat
nedeniyle para tutma ihtiyacı o kadar azalır.Eğer işletme ihtiyacı olduğunda
kısa sürede borç bulabilme olanağına sahipse ihtiyat nedeniyle para tutma
miktarı azalır.
2.1.3. Potansiyel
yatırım fırsatları nedeniyle nakit bulundurma (spekülasyon nedeniyle)
Spekülasyon amacıyla nakit bulundurma
beklenmeyen fiyat artışlarından yararlanarak kazanç elde etmek amacıyla nakit
bulundurmaktır.Faiz oranlarının yükseleceği, menkul kıymetlerin fiyatlarının
düşeceği beklenildiğinde bu değişimlerden yararlanabilmek için nakit
bulundurabilirler.[6]
2.2. İşletmede
tutulan nakdin maliyeti
İşletmede tutulan nakdin, maliyeti 3 noktada yoğunlaşır:
·
Birincisi,
işletmede bulundurulan her nakdin bir fırsat maliyeti vardır.Çünkü elde tutulan
likit değerlerin, karlı yatırımlara yöneltilmesi olanağı ortadan kalkmakta,
bunun bedelini söz konusu kardan yoksun kalarak ödemektedir.
·
İkincisi
işletmede bulundurulan nakit miktarı ile kısa vadeli borçların ödenmesi devre
dışında bırakılmaktadır.Böylece, ödenecek faizlerden bir miktar tasarruf etme
olanağı ortadan kalkmış olmaktadır.
·
Üçüncüsü,
büyük ölçüde nakit bulunduran işletmelerin sermaye piyasaları ile olan
ilişkilerinde kopukluklar ortaya çıkar bu kopukluğun bedeli ise , ihtiyaç
anında sermaye piyasalarından fon tedarikinin zorlaşması ve maliyetinin yüksek
olmasıdır.[7]
2.3. İşletmelerde
nakit bulundurmayı etkileyen faktörler ve nakit bulundurmanın yararları
Nakit yönetimi alanını ve yapısını etkileyen birkaç ana faktör
şunlardır;
·
İşletmenin
büyüklüğü
·
İşletme organizasyonunun merkezleşmiş yada
merkezleşmemiş olması
·
İşletme
faaliyetinin genel yapısı
·
Muhasebe
ve denetim fonksiyonunun yapısıdır[8]
Nakit bulundurmanın sağlayacağı
yararlar da şunlardır,
·
Günlük
işlerin gerektirdiği ödemeleri eksiksiz şekilde karşılamak
·
Beklenen
ödemeleri zamanında yapmak(süresi gelen borçların, vergiler vb. ödemeleri)
·
Beklenmedik,
olağanüstü olaylara karşı hazırlıklı olmak, bu tür olayların vukuunda mali
açıdan zor duruma düşmemek
·
Olağanüstü
nakit ödemelerini yapabilmek ( tazminat gibi)
·
Alışlarda
nakit iskontosundan yararlanmak
·
Bankalarla
ilişkiler kurmak,devam ettirmek, gerektiği zaman bankalardan ve diğer finansman
kurumlarından kolaylıkla kredi temin etmek
·
Ortaya
çıkabilecek karlı iş olanaklarını veya yatırım fırsatlarını değerlendirmek,
özellikle finansal varlıkların değer artışından yararlanabilmek[9]
2.4. Nakit
yönetiminin amaçları
Nakit
yönetimi belli bir dönemdeki ödeme ve tahsilatlar arasındaki dengeyi zamansal açıdan kurmaya çalışır.O halde
işletmenin kasasında bulundurmak zorunda olduğu ortalama nakit tutarından
ziyade ödemelere göre değişen bir para tutarı önem kazanmaktadır.[10]
İşletmelerde nakit yönetiminin
oluşturulmasına yönelik bilimsel çalışmalarda nakit yönetimine yönelik 4 adet
temel amaç saptanmıştır;
1.
Nakit
yönetiminin amaçlarına uygun banka işletme ilişkisinin kurulması
2.
Nakit
girişlerinin hızlandırılması
3.
Nakit
çıkışlarının yavaşlatılması
4.
Fazla
fonların kısa vadeli yatırımlarda değerlendirilmesi
2.4.1. Nakit
yönetiminin amaçlarına uygun banka-işletme ilişkisinin kurulması
Nakit yöneticilerinin bankalarla
düzenli ilişkiye girmesinin temel nedeni, onların birincil derecede kredi
kaynağı olmalarıdır.Bu temel faktörün dışında ve gittikçe önemi artan ikinci
önemli neden, bankaların sunduğu hizmetlerdir.
Nakit yöneticisi, genel işletme
karlılığını arttırma ve nakit yönetim tekniklerini uygulamada, banka
hizmetlerinden yararlanma ve düzenli işleyen, işletme banka ilişkisini kurmak
zorundadır.
2.4.2.
Nakit girişlerinin hızlandırılması
Nakit yöneticisinin ikinci amacı, nakit
girişlerini hızlandırmaktır.Nakit girişini hızlandırmada izlenecek temel
yöntemin özünü, alacakların toplanmasına yönelik olarak kullanılan prosedürün
iyileştirilmesi oluşturmaktadır.
2.4.3.
Nakit çıkışlarının yavaşlatılması
İşletmenin
nakit bakiyesini pozitif tutmanın temel yöntemi, nakit girişlerinin
hızlandırılması ve nakit çıkışlarının yavaşlatılmasıdır. Nakit çıkışlarının
yavaşlatılmasında uygulanacak yöntemlerin yasal sınırlar içinde ve işletmenin
kredi itibarını zedelemeyecek boyutta olması gerekmektedir.
2.4.4.
Fazla fonların kısa vadeli
yatırımlarda değerlendirilmesi
Nakit
girişlerinin hızlandırılması ve nakit çıkışlarının yavaşlatılması sonucunda
oluşacak fazla fonların, kısa vadeli yatırımlarda değerlendirilmesi
gerekmektedir.
Nakit
yöneticisi, fazla fonların hangi sürelerle, hangi yatırım alternatiflerine
yatırılacağına ilişkin yöntemleri belirlemek ve yeni stratejiler geliştirmek
zorundadır.[11]
2.5. Nakit
dönüş hızını etkileyen faktörler
Nakit dönüş hızını etkileyen faktörler olarak öncelikle
satışların istikrarı, fiyat düzeyindeki değişiklikler ve öteki etmenler
başlıkları altında toplanır;
2.5.1. Satışların
istikrarı
İşletmenin
satış düzeyi önceden tahmin edilebiliyorsa, nakit giriş ve çıkışları doğru
olarak belirlenebilir.Nakit çıkışları nakit girişlerini aşıyorsa, nakit
çıkışlarını karşılamak için yeterli nakit bulundurmak gerekir.
İşletmede
satış modeli iyi kurulmuşsa üretim ihtiyaçları bilinecek yada belirli güvenlik
sınırları içinde tahmin edilecektir.Sonuçta fazla nakit varlıklara
yatırılabilecektir.Paranın bankanın vereceği faizden daha yüksek bir gelir
getirecek herhangi bir işe yatırılması daha iyidir.İşletme elinde nakit
bulundurdukça hiç kaybetme riski olmaksızın veya çok düşük bir riskle yatırım
yapabilecek alanlar bulabilir.Kısaca, nakit ihtiyacımız önceden doğru olarak
tahmin edilebilirse, ihtiyat olarak bulundurulan ve geliri düşük nakit, daha
karlı varlıklara yatırılabilir.[12]
2.5.2. Fiyat
düzeyindeki değişiklikler
Nakit
çıkışlarını tahmin yeteneğini; çalışanlara ödenen ücretleri, hammadde için
bunları sağlayanlara ödenen fonları ve öteki giderleri önceden tahmin etme
yeteneğine bağlıdır.Coca cola şişeleyen işletme, coca cola işletmesine şurup
için ödediği paranın büyük ölçüde şeker fiyatına ve döviz kurlarındaki
değişmelere bağlı olduğunu bilir.Bu malın fiyatındaki değişiklikler doğru
olarak tahmin edilebilirse şişeleyen işletme fiyat değişikliklerini karşılamak
için küçük bir nakit bulunduracak aksi halde şeker fiyatları ve kurlar çok
değişken ve önceden tahmin edilemiyorsa bulundurulması gereken nakit miktarı
artacaktır.
2.5.3. Öteki
etmenler
Belirli
bir süreye ait nakit giriş ve çıkış tahminleri vergilerin de tahminlere
girmesiyle karmaşık bir hal alır.Vergi oranlarının değişmeyeceğine
güveniliyorsa likidite amacıyla nakit bulundururken vergi değişiklikleri içinde
bir payın bulunması gereksiz bulunacaktır.[13]
3. İşletmelerde
nakit yönetimi süreci
3.1. Nakit
planlaması
Nakit
yönetimi nakdin planlanması ve kontrolünü içerir. Nakit planlaması sistemi,
vadesi gelen borçların ödenebilmesi için yeterli miktarda nakdin elde
bulundurulmasını ve kullanılmayan yada atıl paranın değerlendirilmesini sağlamak
için benimsenen yöntem ve prosedürlerden oluşan nakit kontrol sistemi, örgütün
fonlarının güvenliğini sağlamak için
benimsenen yöntem ve prosedürlerden oluşur.Nakit planlamasının en temel aracı
nakit bütçesidir.[14]Nakit
bütçesine ileriki konularda daha detaylı biçimde değinilecektir.
3.2. Nakit
girişlerinin yönetimi
Bir işletmede oluşan nakit akımlarının en
önemli tarafı nakit girişleridir. Eğer planlana nakit girişleri zamanında
gerçekleşmezse yada beklenilen miktarda giriş olmazsa bunu işletmeye maliyeti
ve yol açacağı sorunlar büyük olacaktır.Nakit girişlerindeki aksamanın yol
açacağı maliyetler; üretim aksamalarının yol açacağı gelir azalmalarından,
ödemelerde meydana gelecek gecikmelerin yol açacağı hukuki yaptırımların yada
gecikme faizlerinin yol açacağı giderlere kadar uzanan, çok değişik maliyet
unsurlarını kapsar.Aksamaların yol açacağı sorunların diğer bir boyutu da
işletmeye gelecek fonların kısa vadeli yatırımlarda değerlendirilmesi sonucunda
elde edilecek gelirlerden, işletmenin yoksun kalmasıdır.Nakit yöneticileri,
karlılık düzeyindeki büyük etkisi nedeni ile nakit akımlarının yönetiminde
öncelikle nakit girişlerinin yönetimi ile ilgilenme durumundadırlar.
Nakit
yönetimi açısından, nakit girişlerinin yönetiminde uygulanacak tüm tekniklerin
özünde, nakit girişlerinin mümkün olduğunca hızlı gerçekleşmesi felsefesi
yatmaktadır.Nakit girişlerinin hızlanmasında temel amaç daha az kaynakla daha
fazla kullanılabilir fon yaratmaktır.[15]
3.3. Nakit
çıkışları yönetimi
Nakit
yönetiminde üçüncü aşama nakit çıkışları yönetimidir.Nakit yöneticisi nakit
yönetiminde arzulanan başarıya, nakit girişlerinin yönetimi yanında nakit
çıkışlarının yönetimi ve fazla fonların kısa vadeli yatırımlarda maksimum
düzeyde kullanılmasıyla ulaşacaktır.Başka deyişle nakit çıkışlarının yönetimi
nakit girişlerinin yönetimi kadar önemlidir.Nakit çıkışlarının yönetiminde
temel amaç kısa vadeli yatırımlar için bir fon oluşturmak ve bu fonlardan
maksimum şekilde yararlanarak işletme karlılığını arttırmaktır.Amerikalılar
nakit girişlerini hızlandırarak ve nakit çıkışlarını yavaşlatarak nakit
havuzları oluşturulmasındaki yaklaşımı ; ‘’
Alacaklarınızı tavşan hızıyla toplarken, ödemelerinizde kaplumbağa hızıyla
hareket edin,’’ şeklinde özetlemektedirler.[16]
3.4. Nakit
çıkışları yönetimi
Gelecekteki faaliyetlerin
uygun bir şekilde planlanabilmesi ve gereksinim duyulduğunda nakdin atıl
kalmadan kullanıma hazır olabilmesi için nakit tahminlerini yapmak; planlama
işlevine temel oluşturmak, nakdin uygun işletme faaliyetlerinde kullanımını
sağlamak çalınma veya yanlış kullanımlarını engellemek için iç kontrol şarttır.
Nakitle ilgili iç kontrol
sisteminin en önemli unsurları aşağıdadır;
·
Banka hesaplarının kullanılması: işletme planladığı kontrol
amaçlarına ulaşmak için farklı bankalarla, farklı yerlerdeki bankalarla, veya
farklı hesap türleriyle çalışabilir
·
Elektronik fon transferleri: EFT nakit yapısını değiştirmeyecek
fakat nakdin elde bulunduruluş şeklinde değişiklik yaratacaktır
·
Küçük kasa sistemi : Bir çok işletme işgörenler için
taksi ücreti, posta ufak tefek kırtasiye giderleri gibi derhal ödenmesi gereken
harcamalar için biçimsel yetki ve ödeme sürecinin dışında kalan sabit tutarlı
küçük kasa oluşturabilir.
·
Nakdin fiziki olarak korunması:eldeki paranın kilitli ve emniyetli
kasalarda korunması
·
Bankadaki hesaplarla mutabakat sağlama
[17]
3.4.1. Denetim
işlevinin uygulanması
İşletmelerde
finansal amaçlar ve politikalar yüksek yönetimce, prosedürler ise çeşitli
finansal işlerden sorumlu görevliler tarafından formüle edilir.Bu görevli
gruplarına beklenen çalışma modellerine uyup uymadıklarını belirtmek için
politika ve prosedürleri için yetki göçerilmediği anlamına gelmez. Nakit
politikalarının denetimi yüksek yönetimin sorumluluğundadır.Nakit
prosedürlerinin denetimi bunları formüle etme görevi verilen görevlilere
aittir.
3.4.2. Nakit
kontrol yöntemleri
Finansal
etkinliklerin denetimi için iki yaklaşımdan söz edebiliriz.Dolaylı ve dolaysız
yaklaşımlar.
Denetim
için dolaysız yaklaşım çeşitli fonksiyonlardan sorumlu yöneticilerin sağlam
finansal uygulamalar içinde olmasıdır.Böylece sapmalar azaltılmış olacaktır.Bu
finans bölümündeki yöneticilerin işe alınma ve yetiştirilmesi ile başarılır.Bu
yöntem, finans fonksiyonuna ait planlama, örgütleme, denetim, yönetim
fonksiyonlarına ilişkin yetersiz bilgi nedeniyle ortaya çıkan sapmaları azaltma
eğilimindedir.
İşletmedeki
gerçek uygulamanın beklenen uygulamaya denkliğini sağlamak için dolaylı
denetimde denilen bir denetim sistemi başlatılmalıdır.Bu yöntem ekonomideki
belirsizliklerin sonucu olan normlardan sapmaları anlamak için kullanılır ve
tekrar etmeyecekleri için gerekli düzeltmeleri yapar.Bu denetim yönteminin
kullanılmasında ulaşılmak istenen amaç ve politikaların önceden belirlenmesi
gereklidir.İşlemler bir etkinlikten ötekine ilerledikçe işletmenin amaçlarına
ulaşıp ulaşmadığını görmek için önemli noktalarda denetim noktaları
kurulmalıdır.
4. Finansal
planlama araçları
4.1. Proforma bilanço
Proforma bilanço, uzun zaman
aralıklarına bağlı fon tedarik yolunu tercih etmeye yardımcı olan bir planlama
aracı olarak bilinir.Böylece büyük miktarda ve seyrek zaman aralıkları
itibariyle gelecek yılların finansman ihtiyaçları belirlenir, kaynak tedariki
buna göre yapılır. Proforma bilançonun hazırlanmasında biri geleneksel ve
diğeri de modern olmak üzere iki yöntem uygulanmaktadır.Geleneksel yöntemler
satışların yüzdesi yöntemi, rasyolar yöntemidir. Her iki yöntemde işletmenin
geçmiş yıllarda yaptığı faaliyetleri temel alarak, gelecek yıllardaki satış
tahminlerine göre finansal ihtiyaçların projeksiyonlarını yapar.Modern yöntemler
ise regresyon analizi ve korelasyon katsayısıdır.
Aşağıda planlama yöntemleri ele alınmıştır.
4.1.1.
Satışların yüzdesi yöntemi
Satışların
yüzdesi yöntemi satışlarla bilanço kalemleri arasındaki ilişkiden hareket
eder.Satışların yüzdesi yöntemi ile satışlar ve bilanço kalemleri arasındaki
ilişkiler saptanırken işletmenin geçmiş dönem satışları ile içinde bulunduğu
endüstri dalındaki standartlaşmış ilişkilerin dikkate alınması gerekir.[18]
Bu uygulamada ilk adım satışlarla doğrudan
ilişkili olarak değişim gösteren bilanço kalemlerini belirlemektir.İkinci adım
ise işletmenin geçmiş yıl bilançolarını inceleyerek satışlarla bilanço
kalemleri arasındaki ilişkinin yüzde olarak saptanmasıdır.
Örnek: Satış hacmini gelecek hesap döneminde
450 milyon tl den 600 milyon tl ye yükseltmeyi planlayan bir firmanın geçmiş
yıllarda bilanço kalemlerinin satış yüzdesi olarak değerleri şöyledir;
Hazır değerler: % 3 Ticari Borçlar: % 10
Alacaklar: % 12.5 Ödenecek giderler: % 2
Stoklar: % 25 Tahakkuk
etmiş vergi resim ve prim borçları: % 6
Duran varlıklar: %30
·
Net kar marjı: % 8
·
Kar
dağıtım oranı: % 50
·
Kısa
vadeli banka kredileri:
70.000.000
·
Dönem
başındaki ödenmiş sermaye: 50.000.000
·
Yedek
akçeler:
116.250.000
İşletmenin tahminlenen 600
milyon tl lik satış hacmine göre proforma bilançosu şöyle oluşur:
Aktif
(bin tl) Pasif
Dönen varlıklar
Kısa vadeli borçlar
- Hazır değerler 18.000 -Banka
kredileri 70.000
-
Alacaklar
75.000
-Ticari Borçlar 60.000
-
Stoklar 150.000 -Ödenecek
vergi resim ve primler 36.000
-Ödenecek giderler 12.000
Dönen
değerler toplamı Kısa
vadeli borçlar toplamı
243.000
178.000
Duran varlıklar 180.000 Öz kaynaklar
-Ödenmiş
sermaye 50.000
- Yedek akçeler 140.250
Öz kaynaklar toplamı
190,250
Toplam 368.250
Finansman açığı
54.750
Aktif toplam 423.000 Pasif toplam 423.000
Proforma
bilançoya göre işletmenin 54.750.000 TL fon ihtiyacı vardır.
4.1.2. Rasyolar
yöntemi
Yeni kurulacak
işletmelerde finansman planlaması satış tahminlerinden hareketle o endüstri
kolundaki oranlardan faydalanılarak yapılabilir.[19]
Örneğin yeni kurulacak A
işletmesinin sermayesi 500 milyon tl sabit yatırımı 600 milyon tl olsun gelecek
dönede işletmenin satışlarının 1 milyar tl olacağı beklenmektedir. Bu endüstri
kolunun tipik oranları aşağıdaki gibi olduğuna göre işletmenin proforma
bilançosu şu şekilde hazırlanabilir
Cari oran: 2
Kasa/ Satışlar: % 5
Alacak devir hızı: 5
Stok devir hızı: 4
Brüt kar marjı: % 40
Toplam borç/ Öz sermaye :%
90
Bu verilerden faydalanılarak;
Kasa/ satışlar = 0.05 kasa/ 1.000.000.000= 50.000.000 Kasa=
50.000.000
Satışlar/ Alacaklar = 5 1.000.000.000/ 5 = 200.000.000 Alacaklar=200.000.000
(Satışlar – SMM)/ Satışlar= Brüt kar/
Satışlar
(1.000.000.000-SMM)/
1.000.000.000= 0.40 SMM=600.000.000
SMM /
Stoklar = 4 (sdh)
600.000.000/ 4 = stoklar Stoklar =150.000.000
Dönen
varlıklar = 50.000.000 + 200.000.000 + 150.000.000 = 400.000.000
Cari
oran = Dönen varlıklar/ Dönen borçlar = 2
400.000.000/ Dönen borçlar = 2
Dönen Borçlar = 200.000.000
Toplam Borç / Öz sermaye = 0.90 Toplam borç / 500.000.000 = 0.90
Toplam Borç = 450.000.000
Uzun süreli borç = Toplam borç – Cari borç
= 450.000.000 – 200.000.000
Uzun süreli borç= 250.000.000
Bu değerler proforma bilançoda yerine
konulursa:
Aktif
Pasif
Döner değerler Kısa
süreli borçlar 200.000
-
Kasa 50.000 Uzun süreli borçlar 250.000
- Alacak 200.000 Öz sermaye 500.000
- Stoklar 150.000 Toplam 950.000
Toplam
dönen değerler 400.000 Fon açığı 50.000
Sabit
değerler (net) 600.000
Toplam
aktifler 1.000.000 Toplam Pasifler 1.000.000
Yukarıdaki bilançoda
görüleceği üzere yeni kurulacak olan A işletmesinin tahmin ettiği satışları
gerçekleştirebilmesi için 50.000.000 TL lik bir fona ihtiyaç duyacaktır.
4.1.3. Regresyon
ve korelasyon yöntemi
Bir firmanın proforma bilançosu
düzenlenirken kullanılabilecek yöntemlerden bir tanesi de regresyon
yöntemidir.Bu yöntem ancak satışlara doğrudan bağlı olan satışlardan etkilenen
bilanço kalemlerinin tahmininde kullanılabilir.
Söz konusu yöntemde bilanço kalemleri
satışların bir fonksiyonu olarak ele alınır, diğer bir deyişle bilanço
kalemleri bağımlı değişken , satışlar açıklayıcı tek değişken olarak kabul
edilir; regresyon analizi yapılarak tahmin edilecek bilanço kalemi ile satışlar
arasında geçmiş yıllarda var olan ilişki saptanır;diğer bir deyimle bu ilişkiye
en uygun düşen regresyon denklemi bulunur.Gelecek yıllara ait satış tahminleri
mevcut olduğuna göre, bulunan regresyon denklemi aracılığı ile bilanço
kaleminin gelecek yıllarda alacağı değerler hesaplanır.[20]
Bu açıklamalardan sonra
proforma bilanço için dönem sonundaki kasa ve banka tutarı dönem başındakine
göre daha düşük seviyeye inmişse fark para ihtiyacını gösterir diyebiliriz.
Dönem sonunda kasa ve banka tutarı daha yüksek seviyeye çıkmışsa, paraya
ihtiyaç duyulmadığı ortaya çıkar.[21]
4.2. Nakit
bütçesi
Bir işletme başarıya
ulaşmasında bütçeleme tekniğinden önemli ölçüde yararlanır.Bütçeleme,
yöneticilerin işletme kaynaklarını verimli ve karlı şekilde kullanılmasını
sağlamaya yönelik bir araçtır.Bütçelemeyi kısaca planların rakamlarla ifade
edilmiş şekli olarak tanımlayabiliriz.[22]
Bütçeler esas itibariyle
işletmenin gelirleriyle giderlerinin tahmininden oluşur ve genellikle bir
yıllık bir dönem için hazırlanırlar. Bütçelenmiş tüm gelir ve giderler
gelir-gider tablosu düzeninde özetlenerek proforma gelir-gider tablosu elde
edilir.Belirlenmiş tahsilat ve ödemeler nakit akış tablosu şeklinde bir araya
getirilerek nakit bütçesine ulaşılır.[23]
4.2.1. Nakit
bütçesinin hazırlanması
4.2.1.1. Bütçenin
kapsayacağı sürenin saptanması
Nakit bütçesi işletmenin gelecekteki bir
zaman dönemi içinde nakit giriş ve çıkışlarının tahminidir.Tipik olarak nakit
bütçesi yıllık ,aylık, ya da birkaç aylık süreler için düzenlenir.Bununla
birlikte birçok işletme iyi bir nakit yönetimi için haftalık , hatta günlük
ayrıntılı nakit bütçeleri hazırlamaktadır.[24]
4.2.1.2. Para
girişlerinin tahmini
4.2.1.2.1. Satış
tahminlemesi
Nakit bütçelerinin
düzenlenmesinde en önemli nokta, işletmeye nakit akışlarını tahminlerde
bulunmaktır.Satış tahminleri için her zaman detaylı hesaplamalara gidilmez. İş
yerinin sahibi veya yöneticisi kendine göre bazı tahminlerde bulunabilir fakat
tahminlemenin doğruluk derecesine her zaman güvenilmez.Tahminlemede uygulanan
diğer yöntemler daha önce de bahsettiğimiz trend ve regresyon analizidir.
Tahminlemede mevsimsel değişiklikler göz önünde tutulmalıdır.[25]
4.2.1.2.2. Alacakların
tahsil süresi
Nakit düzenlenmesinde
diğer önemli nokta borçlu hesaplardan tahsilat süresinin hesaplanmasıdır.Borçlu
hesaplardan para dönüşüm süresinin saptanması, işletmenin faaliyetlerini yerine
getirmesi bakımından önemli bir konudur.Bundan başka , tahsilat süresinin iyi
saptanmış olması nakit bütçelerinin doğruluğunu attırır.Yönetici ve analizci,
ortalama tahsilat süresini, kendi ve benzer işletmelerin deneyimlerine
dayanarak saptar.
4.2.1.2.3. Diğer
nakit girişleri
Peşin satışlar ve kredili
satışlardan tahsilattan başka, firmanın stokları dışında diğer aktiflerinin
satışı da bir nakit kaynağı oluşturabilir.Pazarlanabilir finansal varlıkların
paraya çevrilmesi, bazı bağlı ve duran varlıkların satışı önceden planlandığından
bu işlemlerin sağlayacağı para girişleri de büyük bir olasılıkla tahmin
edilebilir.
4.2.1.3. Nakit
çıkışlarının tahmini
Nakit bütçelerinin
düzenlenmesinde ikinci önemli nokta , ele alınan süre içinde nakit çıkışlarının
iyi saptanmasıdır.Bilançonun pasif tarafındaki yükselmeler bu hesaplarda
yığılmalara neden olur.Bir firmanın nakit çıkışlarını 4 grupta toplayabiliriz;
·
Firmanın
günlük olağan faaliyetleri
·
Borç
ödemeleri
·
Yatırım
harcamaları
·
Kar
payı ödemeleri, sermayenin azaltılması
Gelecek dönemlerle ilgili
para çıkışlarını sağlıklı şekilde tahmin edebilmek için , firmanın üretim,
stok, satın alma, doaysız işçilik, genel imalat giderleri, satış giderleri
bütçelerinin mevcut olması gerekmektedir.Ayrıca firmanın ilgili dönemde
araştırma geliştirme çabaları ile duran varlıklara yatırımlarını gösteri
sermaye bütçesini hazırlamış olması da sağlıklı bir nakit bütçesi için gerekli
koşuldur.[26]
4.2.1.4. Net
nakit akışı ve nakit dengesi
Belirli zaman
aralıklarıyla olası nakit giriş ve çıkışları tahminleri yapıldıktan sonra, bu
tahminlerin birleştirilmesi sonucu, her dönem itibariyle nakit açığı ve nakit
fazlasını saptamak mümkün olabilir.Dönem başı nakit mevcudunun bu rakama
eklenmesi ve firmanın asgari olarak bulundurması gerekli nakit tutarının da
indirilmesi gerekir. Bu şekilde zaman aralıkları itibariyle nakit açıkları ve
fazlalıkları saptandıktan sonra , nakit açığı olan dönemler için bu açığı
giderici kaynakların bulunması; nakit fazlası içinde bu fazlalığın gelir
getirecek likiditesi yüksek varlıklara yatırılması finans yöneticisinin
görevlerindendir.[27]
5. Optimum
nakit düzeyine yönelik modeller ve modellerin değerlendirilmesi
Finans yöneticisi, fazla likit fon
bulundurmanın sağlayacağı yararla likit fon bulundurmamanın dolaysız ve fırsat
maliyetini göz önünde bulundurarak işletme için optimal nakit ve nakit
benzerlerinin tutarını saptamalıdır.
İşletmenin bulundurması gerekli
optimal nakit tutarının saptanması ile ilgili yöntemlerin başlıcaları;
·
İşletmenin
en az 15 günlük satışına eşit miktarda nakit mevcudu bulundurması
·
İşletmenin
kısa vadeli borçlarının % 20 si oranında nakit mevcudu bulundurulması
·
Bulundurulacak
nakit mevcudunun işletmenin 15 günlük nakit çıkışı gerektiren giderlerini
karşılayacak miktarda olması
Söz
konusu yöntemlerin, pratik olma gibi avantajlı yönlerinin bulunmasına karşılık,
soruna optimal çözüm getirdikleri tartışma konusudur.Bu gibi pratik yöntemlerin
yanı sıra, gelişmiş batı ülkelerinde optimal nakit tutarının saptanması ile
ilgili modeller geliştirilmiştir.Bunlar ;[28]
5.1.1. Baumol
modeli
Talebin belirli olması
halinde ekonomik sipariş noktasının saptanmasında olduğu gibi yine talebin
belirli olması halinde ve bazı varsayımların sınırlılığı içinde optimal nakit
miktarı saptanabilir.Talebin belirli olması halinde en yaygın bir şekilde
uygulanan model baumal modelidir.Ve bir envanter modeli olarak bilinir.[29]
Baumolun para deposu
modeli alacak hesapları ile ilişkilendirildiğinde mal depolarına
benzetilmektedir.Baumol kasada para tutmaya alternatif olarak faiz getiren ve
kolayca satılabilen menkul kıymetleri göstermektedir.Buna göre sipariş
maliyetleri değerli kağıt mevcutları ile kasa tutarları arasındaki
transferlerle personelin bu iş için ayırdığı zaman ve banka komisyonları
şeklinde ortaya çıkmaktadır.[30]
Bu modelde nakit
ödemelerinin belirli bir dönem için devamlı ve düzenli olduğu, nakit
girişlerinin dalgalanma göstermediği , likit fonların maliyetinin sabit kaldığı
ve işletmenin yalnızca işlem saikiyle para talep ettiği
varsayılmaktadır.Yöntemin en önemli sakıncası hangi bilimsel yöntemler
uygulanırsa uygulansın gelecekteki belirsizliğin ortadan kaldırılamayacağıdır.
Baumal modeline göre
optimal nakit düzeyini veren formül şu şekilde ifade edilebilir;

Q= Optimal nakit düzeyi
C= Sağlanan toplam nakit için ödenen
sabit tedarik giderleri
B= İşletmenin gelecek dönemdeki nakit
talebi
K= Nakit olarak tutulan sermayenin
maliyeti[31]
Varsayılan tahsilat ve ödeme akımları
aşağıdaki gibi bir görünüm ortaya koymaktadır;
![]() |
Şekil
1 İşletmelerde
tahsilat ve ödeme akımları
Toplam dönem boyunca hiçbir
tahsilata yer verilmemesi ve ödemelerin sürekli aynı tutarlarda ortaya çıkması
gerçeği modele statik bir nitelik kazandırmaktadır.
5.1.2. Miller-orr
modeli
Bu model menkul kıymetler
ile para arasındaki karşılıklı aktarmaların zaman ve tutarını belirtmek için
düzenlenmiştir.Modele göre işletmenin nakit mevcudu, bir alt düzey ile üst
düzey arasında serbestçe dalgalanma gösterdiği sürece işletmenin bu konuda bir
şey yapmasına gerek yoktur.
İşletmenin para mevcudu
şekilde görüldüğü gibi U gibi bir üst düzeye ulaştığı an işletme nakdini
değerlendirme amacıyla menkul kıymet satın alacak ve nakit mevcudunu Z düzeyine
indirmiş olacaktır.
Eğer işletmenin nakit
mevcudu L gibi bir alt düzeye düşerse, işetme menkul kıymetlerini satarak
nakdini Z gibi bir düzeye yükseltecektir.Böylece işletme optimal düzey olan Z
düzeyinde nakit mevcudunu sürekli olarak tutmuş olur.[32]
![]() |
Şekil 2 Miller-
orr modeline göre nakit miktarının saptanması
Miller- orr modeli belirli minimum para
mevcudu için maliyet fonksiyonunu en düşük düzeye indirmeyi
amaçlamaktadır.Maliyet fonksiyonu şöyle ifade edilebilir;

E(c) = Beklenen maliyet
a = para ile menkul değerler arasında
transferin gerektirdiği gider
E(N) =para ile serbest menkul değerler
arasında beklenen aktarmanın sayısı
T= planlanan süre içindeki gün sayısı
İ= serbest menkul değerlerin günlük
verimi
E(M) = beklenen günlük ortalama para
mevcudu[33]
5.1.3. Beranek
modeli
Beranek geliştirdiği modelle mevcut fonların ne
kadarının nakit olarak tutulması, ne kadarının menkul kıymetlere yatırılması sorununa
optimal bi çözüm getirmek istemiştir.
Beranek yaklaşımı Baumol
den farklı olup para girişlerini işletme yöneticilerinin bilgi ve tecrübelerine
dayandırmıştır.Bu model işletmeye para girişlerinin devamlı buna karşılık para
çıkışlarının yönetimin kontrolü altında belirli günlerde ve büyük tutarlar
halinde yapıldığını varsaymaktadır.
Beranek e göre nakit
yetersizliğinin iki önemli unsuru bulunmaktadır.Bunlar işletmenin nakit
iskontolarından yoksun kalışı ve işletmenin kredi değerinin azalmasıdır.
Bu modele göre işletmenin
elinde bulunan nakit fazlasının bir maliyeti olduğu gibi elde bulunmayan
nakitten dolayı da kayıpları vardır.Bu bakımdan finans yöneticisi bu iki
faktörü de göz önüne alarak optimal nakit miktarını saptamalıdır.
Şekil 3 Beranek modeline göre nakit
miktarının saptanması
Bu
modele göre nakit girişleri sürekli nakit çıkışları belirli zamanlarda
olduğundan finansal yöneticiler fonlarını gereksinme duyacakları zamana kadar
alternatif yatırımlarda değerlendirebilirler.Finansal yöneticiler bu modelde
belirli bir nakit mevcudundan sonra ellerinde bulundurdukları gelir getirmek
amacıyla kısa sürede paraya çevrilebilecek menkul kıymetlere yatırarak
değerlendirip işletme için gelir sağlayabilirler.Nakit gereksinimi olduğundan
da menkul kıymetleri satarak nakit gereksinimlerini karşılarlar.Örnek olarak
repo işlemi verilebilir.[34]
5.1.4. White-Norman
modeli
White-Norman modelinde
nakit giriş ve çıkışlarının rastgele dalgalanma gösterdikleri başka bir deyişle
yatırım kararlarındaki gibi periyodik olmadıkları varsayılmıştır. White-Norman
modelinde nakitsiz kalmanın maliyeti değerlendirilmiş ancak para ve menkul
kıymetler arasındaki değişimin maliyeti göz önüne alınmamıştır.[35]
5.2. Modellerin
değerlendirilmesi
Optimum
nakit düzeyini saptamaya yönelik olarak geliştirilen modeller çok sayıda
olasılığı içermesi ve uygulamada geçerli birçok varsayımı ele almaması
nedeniyle gözü kapalı uygulanmamalıdır.Optimum nakit düzeyiyle kısa vadeli
yatırımlara ayrılacak fonların miktarını bulmaya yönelik soruların cevabı nakit
bütçesinde yatmaktadır.Bundan önceki bölümlerde ayrıntılı şekilde incelenen
nakit bütçesi ve nakit akımlarına ilişkin modellerin kullanımı ile nakit
yöneticisi nakit akımlarının boyutunu da kontrol altına alabilmektedir.Nakit
akımlarına ilişkin önerilen yöntemlerin eksiksiz uygulanması, işletme banka
ilişkilerinin sağlıklı yürütülmesi, eksiksiz ve hızlı işleyen bir iletişim ve
raporlama sistemi ile oluşturulacak nakit planlarıyla nakit yöneticisi; nakit
planlarına bakarak ve banka bakiyelerini hergün kontrol ederek günlük nakit
düzeyini ve kısa vadeli yatırımlar için ayıracağı fonları sağlıklı bir şekilde
belirleme olanağına sahiptir.[36]
6. Pazarlanabilir
menkul varlıklar
Firmaların zaman zaman
önemli tutarlarda hazine bonosu, finansman bonosu, mevduat sertifikası gibi
kısa vadeli menkul varlıklara yatırım yaptıklarına tanık olmaktayız.Asıl
faaliyet konuları olmadığı halde, firmalar niçin pazarlanabilir menkul
varlıklara yatırım yapar? Bunun başlıca iki nedeni vardır: birincisi sözkonusu
yatırımlar nakit ikame yatırımlardır.İkincisi bu yatırımlar geçici
yatırımlardır, başka bir ifadeyle nakde ihtiyaç doğduğundan elden
çıkarılacaklardır.[37]Bu
yatırım arçlarını inceleyecek olursak;
6.1. Hazine
bonosu
Hazine bonosu hazine
tarafından vadesi 1 yıldan kısa sürekli olarak çıkarılan ve iskontolu olarak
işlem gören borçlanma senetleridir.Devlet güvencesi taşıyan ve geri ödenmeme
riski olmayan bu menkul kıymetler aynı zamanda; bir iki yada üç aylık vadelerle
düzenlendiği için kısa vadeli yatırımlarda değerlendirilmesi gereken uygun
yatırım araçlarından bir tanesidir.Hazine bonolarının en önemli dezavantajı
diğer yatırım araçlarına göre düşük bir getiriye sahip olmasıdır.[38]
6.2. Devlet
Tahvili
Devletin borçlanma
gereksinimini karşılama için çıkardığı uzun vadeli tahvillerdir.Hazine
müsteşarlığı adına TCMB tarafından ihale yöntemiyle satışı yapılan bu senetler
hamiline yazılıdır.Ve bu senetlerin verimi ihalede kazanan orandır.Belediyeler
gibi kamu kuruluşlarının çıkardığı tahvillerde devlet tahvilleri
sayılır.Vergiden muaf olan devlet tahvilleri, işletme faaliyetleri için gerektiğinde
teminat olarakta kullanılabilme olanağına sahiptir.[39]
6.3. Finansman
bonosu
Bir aydan bir yıla kadar
vadeli olabilen finansman bonoları finansal kurumların veya özel firmaların
kısa süreli nakit ihtiyaçlarını finanse etmek üzere ihraç ettikleri genellikle
küpürleri büyük menkul varlıklardır.Söz konusu bonoların hazine bonolarına ve
devlet tahvillerine nazaran sağladığı
gelir yüksek ise de, riski de yüksektir.Finansman bonolarının devlet tahvili ve
hazine bonosunda olduğu gibi vergi avantajı mevcut olmadığından, vergi sonrası
gelir oranları bu iki menkul varlığa nazaran daha alt düzeyde kalmaktadır.[40]
6.4. Mevduat
sertifikası
İşletmeler bankalar
tarafından çıkarılan mevduat sertifikalarını alarak fazla fonlarını o alanda
kullanabilmektedirler. Ülkemizde mevduat sertifikasına uygulanacak olan faiz
oranları, banka ile işletme arasında serbestçe belirlenebilmektedir.29.5.1980
tarihli 8/909 nolu kararda, işletmelerin sertifika alıp alamayacaklarına
ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır.Ancak işletmeler hamiline yazılı mevduat
sertifikaları alarak fonlarını vadesi 6 ay ile 2 yıl arasında değişen vadelerle
bu tür menkul kıymetlere yatırabilirler.[41]
6.5. Diğer menkul varlıklar
Firmalar sermaye
piyasasındaki aracıların önceden kararlaştırılmış fiyat ve tarihte satın alma
şartıyla sattıkları menkul varlıklara yatırım yapabilirler.Başka bir anlatımla
ellerinde atıl fon bulunan firmalar aracı kurumlarla kendi ihtiyaçlarına uyan
bir geçici satın alma anlaşması yapabilirler.Satın alma fiyatıyla satış fiyatı
arasındaki fark firmanın geçici yatırımından sağladığı geliri oluşturur.Satış
fiyatı önceden belirlendiğinden firmanın üstlendiği risk en düşük düzeydedir.
7. Pazarlanabilir
senetlere yatırımı etkileyen faktörler
7.1.
Pazarlanabilir senetlerin verimi ve emniyeti
Yatırımın
emniyeti bağlanan paranın geri dönme durumudur.Yatırım yapılmadan önce
yatırılacak nakitlerin kullanılacağı alternatif sayısı oldukça çoktur.Bir araca
bağlandıktan sonra alternatifleri kullanabilme şansı yatırılan paranın geri
alınmasına bağlıdır.
Öte
yandan yatırımcılar anaparanın kaybedilmesine getirisinin kaybedilmesinden daha
fazla önem verirler.Bu nedenle yatırımcılar elde edeceği getiriyi dikkate
alırlarsa da özellikle anaparanın geri dönmesi için emniyetli araçları seçmeye
çalışırlar.
7.2. Pazarlanabilir senetlerin likidite yada
pazarlanabilme derecesi
Satışına
karar verme ile varlığın paraya çevrilmesi arasında geçen süre içinde değeri
azalıyor ve daha düşük değerle paraya çevrilebiliyorsa likidite derecesi
düşmektedir.Varlıkların likidite derecesi varlıkların paraya çevrilmesinde
katlanılan maliyetle paraya çevrilme zamanının uzunluğuna ve varlığın piyasa
değerini koruması gibi karşılıklı ilişki içinde bulunan faktörlere bağlıdır.
Kısa
vadeli atıl nakitlerin yatırıldığı araçların likiditesi yüksek
olmalıdır.İstenildiği an paraya çevrilebilme imkanı bulunan likit varlıklar
nakit ile eş olarak kabul edilir. [42]
7.3. Pazarlanabilir senetlerin vergi durumu
Vergi
devletin yüklendiği görevleri yerine getirmek amacıyla cebren karşılıksız
olarak genellikle para biçiminde egemenlik gücüne dayanarak gerçek ve tüzel
kişilerden almış olduğu iktisadi değerlerdir.[43]
Vergilerin
yatırım aracın etkilemesi verimliliğini değiştirmesi yönündedir.Yatırımcının
sahip olacağı bir kısım değerler vergi yolu ile devlete verileceğinden
yatırımın getirisi vergi oranı kadar azalacaktır.
7.4. Pazarlanabilir senetlerin riski
En
geniş tanımıyla risk objektif olasılıkla belirlenebilen kaybetme şansı olarak
ifade edilir.[44]Atıl
nakitler verimlilik getirecek araçlara bağlanırken yatırım aracının
verimliliklerini etkileyen değişkenlerde ele alınır.Değişkenler üzerindeki
belirsizliklerin neler oldukları ve nasıl etkiledikleri kısaca verimin elde
edilmesinde karşılaşacak riskin derecesi ölçülür.[45]
7.4.1. Sistematik risk
Sistematik
risk menkul kıymetlerin getirilerindeki dalgalanmaların piyasadaki tüm finansal
varlıkların fiyatlarını aynı zamanda etkileyen faktörlerden kaynaklanan
kısmıdır.Yok edilmeleri mümkün olmayan sistematik riskin kaynakları enflasyon
riski, faiz oranı riski ve Pazar riskidir.
7.4.2. Sistematik olmayan risk
Sistematik
olmayan risk toplam riskin firmaya yada firmanın içinde yer aldığı sektöre özgü
kısmıdır.Sistematik olmayan risklerde endüstri riski, finansal risk ve yönetim
riskidir.[46]
8. Para ve para benzeri varlıkların
yönetiminde etkinliği arttırıcı önlemler
ü
Para devir hızını arttırmak
ü
Müşterilerin ödemeleriyle firmanın bu
fonları kullanma olanağını elde etmesi arasındaki zaman aralığını kısaltmak
ü
Çok sayıda banka veya banka şubesi ile
çalışmak yerine para alımı ve ödemelerinin belirli banka veya banka şubelerinde
toplamak
ü
Para giriş ve çıkışları arasında zaman
uyumu sağlamak
ü
Nakit ödemeleri kontrol altına almak
ü
Ödemeleri haftanın belli günlerinde
merkezden yapmak
ü
Kısa bir süre için karşılıksız çek
çekmek
ü
Peşin ödemelerden olanak ölçüsünde
kaçınmak
ü
Depozito alınmasına ve müşteri
avanslarına ağırlık vermek
ü
Yatırım harcamalarından ivedi
olmayanları ertelemek
ü
Likidite yönteminde dar ve kısa süreli
görüşleri bir yana bırakmak
ü
Haftalık hatta gerektiğinde daha kısa
süreli nakit giriş ve çıkışlarını gösterir sağlıklı nakit bütçeleri hazırlamak.[47]
9.Nakit Bütçenin Düzenlenmesi
Ülkemizdeki
ekonomik koşullara göre nakit bütçesi zaman dilimleri sizce ne
olmalıdır?
İşletmelerin en önemli nakit kaynağı
olan satışların tutarının belirlenmesinde
önceki kredili satışların yapıldığı tarih ile alacakların tahsili arasındaki süre, işletmenin alacaklarına
tanıdığı vade etkili olmaktadır.
İşletmelerin nakit çıkışları hammadde
alımları, borçların ödenmesi, maaş ve ücret ödemelerini, direkt işçilik bütçesinden, üretim
giderlerini üretim bütçesinden, satış giderlerini ise satış bütçesinden tespit
etmek mümkündür.
Nakit bütçesinin düzenlenmesinde diğer
bir aşama ise, işletmenin çalışması
ile doğrudan ilişkisi olmayan ve nakit girişi sağlayan ve nakit çıkışı gerektiren finansa! etmenleri
belirlemektir. En çok rastlanan nakit girişleri ise bankalardan sağlanan krediler, tahvil
satışları, işletmenin iştiraklerinden
sağlanan kâr payları, satın aldığı tahvillerin faizlerinden kaynaklanır. En çok rastlanan nakit çıkışları ise,
borçların ödenmesi, tahvillerin ana para ve
faizlerin ödenmesi ve hisse senedi sahiplerine kâr payı ödenmesi yoluyla gerçekleşir.
Nakit bütçesinin hazırlanması için,
ilk gerekli bilgilerin tablodaki gibi olduğunu
tespit edelim. İşletme altı aylık bütçe dönemi seçmiş ve bu dönem ise, aylık dilimlere bölünmüştür. İşletme
aylık satışlarının %10'unu peşin, %
90'ını kredi ile yapmaktadır.
AYLAR Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs
Haziran
Satışlar 2.000.000 2500.000 3.000.000 3.000.000 3.000.000 2.000.000 Alışlar 50.000 75.000 100.000 100.000 100.000 50.000 Direk İşçilik 300.000 350.000 400.000 400.000 400.000 300.000 Genel Üretim G. 650.000 675.000 700.000 700.000 700.000 650.000 Yönetim G 100.000 100.000 100.000 100.000 100.000 100.000 Dağ.Rek.G. 100.000 150.000 200.000 200.000 200.000 200.000 Hammadde 700.000 750.000 800.000 800.000 800.000 750.000
İşletme satışlarla ilgili olarak aşağıdaki politikaların
gerçekleştiğini saptamıştır.
Bu politikalar gerçekleştiğinde
işletmenin satışlarından sağlanan nakit girişleri
aylar itibari ile aşağıdaki gibi hesaplanıp Tablo 2'de toplu olarak düzenlenmiştir.
Ocak Ayı Nakit
Girişleri
Ocak ayında toplam satışlar 2.000.000 TL'dir. Satışların
% 10'u peşin olarak gerçekleşecektir.
2.000.000 TL x 0.10 = 200.000 TL peşin satış yapılacaktır
ve aynı tutarda nakit
girişi sağlanacaktır.
Şubat Avı Nakit Girişleri
Şubat ayında toplam satışlar 2.500.000 TL'dir. Satışların
% 10'u peşin gerçekleşecektir.
2.500.000 x 0.10 = 250.000 TL peşin
satış yapılacaktır.
Ocak ayı satışlarının yarısı 30 gün vadeli, Şubat ayı
içerisinde kalan yarısı 60
gün vadeli olduğundan, Mart ayı içerisinde tahsil edilecektir.
Ocak ayı kredili satışları
2.000.000 - 200.000 = 1.800.000 TL
Kredili satışların % 1'i iade edilmiş
1.800.000 x 0.01 = 18.000 TL satış iadeleri
1.800.000 x 0.01 = 18.000 TL çürük olacaktır.
Çürük alacak ve satış iadesi toplamı= 18.000 + 18.000 =
36.000 TL'dir.
1.800.000 - 36.000 = 1.764.000 TL tahsil edilebilir
olacaktır.
Tahsil edilebilir alacakların % 50'si 30 gün içinde yani
Şubat ayında tahsil edilecektir.
1.764.000 X 1/2 = 882.000 TL
Tahsil edilebilir alacakların diğer yarısı 60 gün içinde
yani Mart ayında tahsil
edilecektir.
1.764.000 X 1/2 a 882.000 TL
Mart Ayı Nakit
Girişleri
Mart ayında toplam satışlar 3.000.000 TL düzeyinde ve
satışların % 10'u peşin
gerçekleşecektir.
3.000.000 x 0.10 =
300.000 TL peşin satış yapılacaktır.
Şubat ayı satışlarının yarısı 30 gün vadeli olduğundan,
Mart ayı içerisinde kalan
alacakların yarısı Nisan ayı içersinde tahsil edilecektir.
Şubat ayı kredili satışları; 2.500.000 - 250.000 = 2.250.000
TL'dir. Kredili satışların
% 1 iade edilmiştir. 2.250.000
x 0.01 = 22.500 TL satış iadesidir.
Kredili satışların % 1 çürük alacaklar haline
dönüşmüştür. 2.250.000 x 0.01 = 22.500 TL çürük alacaklardır.
Çürük alacak ve satış iade toplamı= 22.500 + 22.500 =
45.000
Tahsil edilebilir alacaklar = 2.250.000 - 45.000 =
2.205.000 TL
Tahsil
edilebilir alacakların % 50si 30 gün içinde yani Mart ayında tahsil edilecektir.
2.205.000 X 1/2 =
1.102.500 TL
Tahsil edilebilir alacakların diğer yarısı 60 gün içinde
yani Nisan ayında tahsil
edilecektir.
2.205.000x1/2 = 1.102.500
Nisan Avı Nakit Girişleri
Nisan ayında toplam satışlar 3.000.000 TL düzeyinde ve
satışların % 10'u peşin
gerçekleşecektir.
3.000.000 x 0.10 = 300.000 TL peşin satış yapılacaktır.
Mart ayı satışlarının
yarısı 30 gün vadeli olduğundan Nisan ayı içersinde kalan alacakların yarısı 60 gün vadeli
olduğundan Mayıs ayı içersinde tahsil edilecektir.
Mart ayı kredili satışları;
3.000.000 - 300.000 = 2.700.000 TL.
Kredili satışların % 11 iade edilecektir.
2.700.000 x 0.01 = 27.000 TL satış iadesidir.
Kredili satışların % VI çürük alacak haline dönüşecektir.
2.700.000 x 0.01 = 27.000 TL satış iadesidir.
Çürük alacak ve satış iadesi toplamı= 27.000 + 27.000 =
54.000 TL
Tahsil edilebilir alacaklar^ 2.7C0.000 - 54.000 =
2.646.000 TL
Tahsil edilebilir alacakların % 50'si 30 gün içersinde
yani Nisan ayında tahsil
edilebilecektir.
2.646.000 X 1/2 = 1.323.000 TL
Tahsil
edilebilir alacakların diğer yarısı 60 gün içinde yani Mayıs ayında tahsil edilebilecektir.
2.646.000 X 1/2 = 1.323.000 TL
Mayıs Ayı Nakit Girişleri
Mayıs ayında satışlar 3.000.0CO TL düzeyinde ve
satışların % 10'u peşin gerçekleşecektir.
3.000.000 x 0.10 = 300.000
TL peşin satış yapılacaktır.
Nisan ayı satışlarının yarısı 30 gün vadeli olduğundan
Mayıs ayı içinde kalan
yarısı 60 gün vade olduğundan Haziran ayı içersinde tahsil edilecektir.
Nisan ayı kredili satışlara 3.000.000 - 300.000 =
2.700.000 TL. Kredili
satışların % 1'i iade edilecektir. 2.700.000 x 0.01 = 27.000 TL satış
iadesidir.
Kredili
satışların % 11 çürük alacak haline dönüşecektir.
2.700.000
x 0.01 = 27.000 TL çürük olacaktır.
Çürük
alacak ve satış iadesi toplamı = 27.000 + 27.000 = 54.000 TL
Tahsil
edilebilir alacaklar^ 2.700.000 - 54.000 = 2.646.000 TL.
Tahsil edilebilir alacakların % 50'si 30 gün içinde yani
Mayıs ayında tahsil edilebilecektir.
2.646.000 x 1/2 =
1.323.000 TL.
Tahsil edilebilir alacakların diğer yansı 60 gün içinde
yani Haziran ayında tahsil
edilebilecektir.
2.646.000 x 1/2 = 1.323.000 TL
Haziran Ayı Nakit Girişleri
Haziran ayında satışlar 2.000.000 TL düzeyinde ve
satışların % 10'u peşin
gerçekleşecektir.
2.000.000 x 0.10 = 200.000
TL peşin satış yapılacaktır.
Mayıs ayı satışlarının yarısı 30 gün vadeli olduğundan
Haziran ayında kalan
alacakların yarısı 60 gün vadeli olduğundan Temmuz ayı içersinde tahsil edilecektir.
Mayıs ayı kredili satışlara 3.000.000 - 300.000 =
2.700.000 TL
Kredili
satışların % 11 iade edilecektir.
2.700.000
x 0.01 = 27.000 TL satış iadesidir.
Kredili
satışların % 1'i çürük haline dönüşecektir.
2.700.000
x 0.01 = 27.000 TL çürük alacaktır.
Çürük
alacak ve satış iadesi toplamı= 27.000 + 27.000 = 54.000 TL
Tahsil
edilebilir alacaklar^ 2.700.000 - 54.000 = 2.646.000 TL
Tahsil edilebilir alacakların % 50'si 30 gün içinde yani
Haziran ayında tahsil edilebilecektir.
2.646.000 x 1/2 =
1.323.000 TL
Tahsil edilebilir alacakların diğer yarısı 60 gün içinde
yani Temmuz ayında tahsil
edilebilecektir.
2.646.000 x 112 = 1.323.000 TL.
AYLAR Ocak Şubat Mart Nisan
Mayıs Haziran,
Peşin
Satışlar 200.000 250.000 300.000 300.000 300.000 200.000
30 gün içinde tahsil
edilecek alacaklar - 882.000 1.102.500 1.323.000 1.323.000 1.323.000
60 gün içinde tahsil
edilecek alacaklar - - 882.000 1.102.500 1.323.000 1.323.000
Toplam
Nakit Giriş 200.000 1.132.000 2.284.500 2.725.500 2.946.000 2.846.000
AYLAR Ocak Şubat Mart Nisan Mavıs Haziran
Ambalaj malzeme
alımı 50.000 75.000 100.000 100.000 100.000 50.000
Diğer İşçilik
Giderleri 300.000 350.000 400.000 400.000 400.000 300.000
Üretim Genel
Giderleri 650.000 675.000 700.000 700.000 700.000 650.000
Yönetim
Giderleri 100.000 100.000 100.000 100.000 100.000 100.000
Dağıtım ve Reklam
Giderleri 100.000 150.000 200.000 200.000 200.000 100.000
Hammadde - 700.000 750.000 800.000 800.000 800.000
Toplam Nakit Çıkışıl.200.000 2.050.000 2.250.000 2.300.000 2.300.000 2.000.000 :
Yukarıdaki tabloyu düzenleyebilmek için
nakit çıkışı ile ilgili veriler üretim bütçesinden alınmıştır. Hammadde dışında bütün üretim
giderleri aynı ay içinde ödenmiştir. Hammaddeler 30 gün vadeli kredili
alınmıştır.
AYLAR Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran
Alınan Faiz 50.000 - - - - 50.000
Alınan Kâr Payı - - 100.000 - - 100.000
Hisse Senedi
Satışı - - - - 8.000.000
Toplam Finans.
Gelirleri 50.000 - 100.000 - - 8.150.000
Dönem içersinde nakit giriş ve
çıkışlarına ilaveten yukarıdaki tablodaki nakit girişlerinin de olacağı aşağıdaki tabloda ise nakit
çıkışlarının olacağı
belirlenmiştir.
AYLAR Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran
Ödenen
Faiz 20.000 - - - - -
.
Ödenen
Kâr Payı 100.000 - - 100.000 -
Makinelerin Taksitleri ... 1.000.000
Uzun Vadeli Borç
Ödemeleri
... . 4.000.000
Top. Fin. Çıkışlar 120.000 - 100.000 -
5.000.000
İşletmenin nakit girişleri ve
çıkışları saptandıktan sonra bu veriler ışığı altında nakit bütçesini hazırlamak mümkündür. İşletmenin
6 aylık nakit bütçesi
Tablo 6'daki gibi hazırlanır ve bütçe yardımıyla aylar itibariyle işletmenin gelecekteki nakit
gereksinmesi ve nakit fazlası önceden tespit edilir.
Nakit bütçesi yardımıyla önceden
saptanan nakit gereksinmesi için uygun kaynaklar aranır. Nakit fazlası varsa bunun için alternatif
yatırım olanakları tespit edilir.
A İŞLETMESİNİN 6 AYLIK NAKİT BÜTÇESİ
AYLAR Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran
Nakit girişleri :
Peşin
satışlar 200.000 250.000 300.000 300.000 300.000 200.000
Akacaklarının
tahsili - 882.000 1.984.500 2.425.000 2.646.000 2.646.000
Alınan faiz 50.000 - - - - 50.000
Alınan kâr payı - - 100.000 - - 100.000
Hisse senedi satışı - - - - -
8.000.000
Toplam girişler 250.000 1.132.000 2.384.500 2.725.000 2.946.000
10.996.000
Nakit
çıkışları
Satın alman mal 50.000 75.000 100.000 100.000 100.000 50.000
Direkt İşçilik 300.000 350.000 400.000 400.000 400.000 300.000
Üretim genel
Giderleri 650.000 675.000 700.000 700.000 700.000 650.000
Yönetim 100.000 100.000 100.000 100.000 100.000 100.000
Dağıtım ve reklam 100.000 150.000 200.000 200.000 200.000 100.000
Hammadde - 700.000 750.000 800.000 800.000 800.000
Ödenen Faiz 20.000 - - - - -
Ödenen Kâr payı 100.000 - - 100.000 - -
Makinelerin taksiti - - - - - 1.000.000
Uzun vadeli borç
ödeme- - - - - 4.000.000
Toplam ödemeler 1.320.000 2.050.000 2.250000 2.400.000 2.300.000 7.000.000
Net girişler
Ay başında el. ed.
Mev 2.000.000 1.000.000 1.000.000 1.000.000 1.000.000 1.000.000
(Ödemeler) (1.070.000) (918.000) 134.500 325.000 640.000 3.996.000
Ay son. el. ed.
mev.
Nak 930.000 82.000 1.134.500 1.325.000 1.646.000 4.996.000
En az bul. ger.
Nakit 1.000.000 1.000.000 1.000.000 1.000.000 1.000.000 1.000.000
Kısa vad. Finans
gereks. 70.000 918.000 - - - -
Kisavad. borç öden - - 134.500 325.000 646.000 3.996.000
Ay son. kısa vad. Borç 70.000 918.000 - - - -
[1] Osman TAŞLICA, İşletmelerde Nakit Yönetimi ,Etam
matbaa tesisleri, Eskişehir,1994, s.16-17
[2] Türkan ARIKAN, İşletmelerde Nakit Kontrolü, İstanbul
matbaası, İstanbul, 1978,s.13
[3] Osman TAŞLICA, a.g.e.
,s.18
[4] Nurhan AYDIN, Finansal Yönetim, Eskişehir, 2002,
s.229
[5] R. Metin TÜRKO, Finansal Yönetim, Alfa , Erzurum, 1999,
s.241
[6] Ahmet AKSOY, İşletme Sermayesi Yönetimi, Gazi büro
kitapevi, Ankara ,1993, s.197
[7] Öcal USTA , İşletme finansı ve finansal yönetim,
İzmir, 2002, s.137
[8] Ahmet AKSOY,a.g.e., s.198
[9] Öztin AKGÜÇ, Finansal Yönetim,İstanbul, 1989, s.212
[10] Niyazi BERK Finansal Yönetim, Türkmen kitabevi
İstanbul, 1995,s.97
[11] Osman TAŞLICA, a.g.e.
,s.23-24
[12] Semih BÜKER, Rıza
AŞIKOĞLU, Güven SEVİL , Finansal Yönetim,
Eskişehir,1997, s.174
[13] Açıköğretim yayınları Finansal Yönetim, Eskişehir, 2000,
s.134
[14] Özgül CEMALCILAR, Saime
ÖNCE,Muhasebenin Kuramsal Yapısı, Eskişehir,
1999, s.117
[15] Muammer ERDOĞAN ; “İşletme Finansmanı” , Dicle Üni Yayınları, Diyarbakır, 1990, s.98
[16] Osman TAŞLICA, a.g.e.
,s.118
[17] Özgül CEMALCILAR, Saime
ÖNCE, a.g.e. , s.117-118
[18] Öcal USTA, a.g.e., s 111
[19] Nurhan AYDIN , a.g.e. ,
s.165
[20] Öztin AKGÜÇ , a.g.e. ,
s.168
[21] Nalan AKDOĞAN , Projelerde İşletme Sermayesi İhtiyacının
Belirlenmesi ,Gazi Ün. İ.İ.B.F.
Dergisi , s. 2
[22] Açıköğretim yayınları
,a.g.e. , s.95
[23] Orhan ELMACI , Stratejik yönetim açısından yönetim
muhasebesi, Kütahya , 2002, s.59-82
[24] Nurhan AYDIN , a.g.e. ,
s.168
[25] Öcal USTA, a.g.e., s 119
[26] Öztin AKGÜÇ , a.g.e. ,
s.178
[27] Öztin AKGÜÇ , a.g.e. ,
s.179-180
[28] Semih BÜKER, Rıza
AŞIKOĞLU, Güven SEVİL, a.g.e., s.182-183
[29] Osman TEKOK , Finansal Yönetim , Ankara ,1985, s.189
[30] Niyazi BERK, a.g.e.,
s.102
[31] Nurhan AYDIN , a.g.e. ,
s.234
[32] Semih BÜKER, Rıza
AŞIKOĞLU, Güven SEVİL, a.g.e., s.184
[33] Öztin AKGÜÇ , a.g.e. ,
s.224
[34] Açıköğretim yayınları
,a.g.e. , s.141
[35] Pınar BAKIR , Finansal yönetim, İstanbul, 1985,
s.121
[36] Osman TAŞLICA, a.g.e.
,s.133-134
[37] R. Metin TÜRKO a.g.e.,
s.248
[38] Metin COŞKUN, Finansal piyasalar, Eskişehir, 2002,
s.290
[39] S.Ünal ŞAKAR , Sermaye piyasası araçları kurumları ve
işleyişi, Eskişehir, 1998 , s. 126
[40] R. Metin TÜRKO a.g.e.,
s.249
[41] Osman TAŞLICA, a.g.e.
,s.139
[42] Ahmet AKSOY,a.g.e.,
s.210-211
[43] Abdurrahman AKDOĞAN,
Ş.KIZILOT, S.EYUPGİLLER, Türk vergi
sistemi, Ankara, 1984, s.2
[44] Özdemir AKMUT, Sermaye piyasası analizleri ve portföy
yönetimi, Ankara, 1999, s.8
[45] Ahmet AKSOY,a.g.e., s.211
[46] Metin COŞKUN,a.g.e.,
s.261-263
[47] Öztin AKGÜÇ , a.g.e. ,
s.232-235


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder